Alaçatı Taşını Dış Mekânda Kullanırken Su ve Tuza Karşı Önlemler
Ege kıyısındaki eski bir taş evin duvarında yıllar içinde oluşan beyaz izler, yosun lekeleri ve aşınmış köşeler, gözenekli bir taşın açık havada neyle karşılaştığını açıkça gösterir. Açık bej ve krem tonlarıyla sevilen Alaçatı taşı, volkanik kökenli ve kil mineralleri içeren yapısıyla suyu emebilen bir malzemedir. Bu yazıda bu taşın dış mekânda uzun ömürlü olması için su, tuz ve biyolojik büyümeye karşı alınabilecek önlemler ele alınıyor.
Birinci konu, suyun yolu:
Gözenekli bir taşta sorunların büyük kısmı, suyun taşa nereden girip nereden çıktığıyla ilgilidir. Yağmur suyu en çok yatay yüzeylerde, yani duvar üstlerinde, pencere altlarında ve çıkıntılarda birikir. Bu yüzeyler suyu emerse, taşın içinde uzun süre nem kalır. Duvar üstlerine suyu iki yana akıtan başlık parçaları yerleştirmek, denizlikleri duvardan taşırmak ve alt yüzlerine su kesici oluk açmak, suyu taştan uzak tutmanın temel yollarıdır.
İkinci konu, zeminden yükselen nem:
Toprakla temas eden duvar diplerinde, nem kılcal yolla taşın içinde yukarı doğru tırmanabilir. Bu nem, yanında topraktan ve harçtan çözünmüş tuzları da taşır. Duvarın alt kısmında su yalıtımı yapmak, duvar dibinde drenaj oluşturmak ve toprağın doğrudan taşa yaslanmasını önlemek bu sorunu büyük ölçüde azaltır. Bahçe duvarlarının dibine çiçek tarhı yapılacaksa, sulama suyunun taşa sıçramaması da düşünülmelidir.
Üçüncü konu, tuz ve beyaz izler:
Taşın içinde hareket eden su, yüzeye ulaşıp buharlaştığında içindeki tuzları geride bırakır. Bu tuzlar yüzeyde beyaz, pudra gibi izler oluşturabilir; bazı durumlarda taşın yüzeyinde küçük dökülmelere de yol açabilir. Deniz kenarındaki yapılarda rüzgârın taşıdığı tuz da bu etkiyi artırır. Beyaz izleri yalnızca yüzeyden silmek geçici bir çözümdür; asıl yapılması gereken nemin kaynağını bulup kesmektir. Kıyı yapılarında belirli aralıklarla tatlı suyla yıkama, biriken tuzu azaltır.
Dördüncü konu, yosun ve biyolojik büyüme:
Sürekli nemli kalan, güneş almayan duvar yüzleri ve zemin köşeleri yosun ve liken için elverişli ortamlardır. Açık tonlu taşta yeşil ve siyah lekeler kolayca fark edilir. Ağaç dallarını budayarak ışık ve hava akışını artırmak, yağmur oluklarının suyunu taştan uzağa yönlendirmek ve yüzeyi düzenli fırçalamak bu büyümeyi sınırlar. Temizlikte taşa zarar vermeyen, doğal taş için önerilen ürünler kullanılmalıdır.
Kullanım alanına göre sınırlar:
Alaçatı taşı dış mekânda en çok duvar, cephe ve söve gibi dikey uygulamalarda başarılı sonuç verir. Yoğun yürünen dış zeminlerde ise görece yumuşak yapısı nedeniyle aşınma daha hızlı olabilir. Zeminde kullanılacaksa az trafikli, kapalı ya da yarı kapalı alanlar tercih edilmeli ve düzenli bakım planlanmalıdır.
Koruyucu uygulaması:
Taşın nefes almasına izin veren, yüzeyde film oluşturmayan bir emprenye koruyucu, suyun ve kirin taşa işlemesini yavaşlatır. Yüzeyi tamamen kapatan ürünler ise taşın içindeki nemin dışarı çıkmasını engelleyerek sorunları artırabilir.
Kontrol listesi:
- Duvar üstleri ve çıkıntılar suyu taştan uzaklaştıracak şekilde detaylandırıldı mı?
- Duvar dibinde yalıtım ve drenaj var mı?
- Güneş almayan yüzeylerde hava ve ışık akışı sağlandı mı?
- Koruyucu nefes alabilen türden mi?
Alaçatı taşı, suyun yolunu doğru yöneten detaylarla dış mekânda karakterini uzun süre korur. Su, tuz ve biyolojik büyümeye karşı alınan basit önlemler, bu sıcak tonlu taşın yıllar içinde daha da güzelleşmesini sağlar.
