İstanbul'un eski camilerinde, hanlarında ve çeşmelerinde küfeki, yüzyıllar boyunca açık havanın etkilerine maruz kalmış ve bugüne ulaşmıştır; ancak bu yapılarda aşınmış köşeler, kararmış yüzeyler ve yer yer dökülmüş parçalar da görülür. Kolay işlenebilen bu tarihî taş, açık havada bilinçli bir koruma yaklaşımı gerektirir. Bu yazıda küfekinin dış mekânda yağmur, don ve harç seçimi konularında nasıl korunabileceği ele alınıyor.
Yatay yüzeyler ve yağmur:
Küfekide açık havanın en çok zorladığı yerler, suyun durabildiği yatay yüzeylerdir. Duvar üstleri, denizlikler, kornişlerin üst yüzleri ve çıkıntılar, yağmur suyunu tutarak taşın içine işlemesine olanak tanır. Bu yüzeylerin suyu dışarıya akıtacak şekilde eğimli yapılması ve alt yüzlerine su kesici oluk açılması, taşın ömrünü doğrudan etkiler. Tarihî yapılarda bu detayların özenle korunması ya da yenilenmesi, koruma çalışmalarının temel konularından biridir.
Don etkisi:
Gözenekli bir taş olan küfekide, emilen su donduğunda genişleyerek taşın iç yapısını zorlayabilir. Bu etki en çok, suyun uzun süre kaldığı alt sıralarda, zemine yakın bölümlerde ve yatay yüzeylerde görülür. Duvar diplerinde drenaj oluşturmak, topraktan yükselen nemi kesmek ve yüzeylerde su birikmesini önlemek, don hasarını azaltmanın yollarıdır.
Kent ortamı ve kararma:
Kent ortamında hava kirliliği ve kurum, küfeki yüzeylerinde zamanla koyu tabakalar oluşturabilir. Aynı cephede yağmura açık yüzler görece temiz kalırken, rüzgâr ve yağmurdan korunan girintilerde koyu birikimler yoğunlaşabilir. Bu tabakaların temizlenmesi, taşa zarar vermeyen yöntemlerle ve öncelikle küçük bir deneme alanında yapılmalıdır. Asitli temizleyiciler ve sert kumlama, yumuşak taşın yüzeyini aşındırabileceği için kaçınılması gereken yöntemlerdir.
Harç seçimi:
Küfeki gibi yumuşak ve gözenekli taşlarda harç seçimi, taşın uzun vadeli dayanıklılığı açısından kritik bir konudur. Taştan çok daha sert ve geçirimsiz bir harç kullanıldığında, taş ile harç arasındaki hareket ve nem alışverişi dengesizleşir. Bu durumda zamanla harç yerine taşın kendisi aşınabilir ya da kenarlarından kırılabilir. Geleneksel uygulamalarda, taşa göre daha yumuşak ve nefes alabilen harçların tercih edilmesi bu nedenle önemsenir. Restorasyon projelerinde harç seçimi, mevcut harcın incelenmesiyle ve bir uzman görüşüyle yapılmalıdır.
Koruyucu uygulaması:
Dış mekânda küfeki yüzeylerine koruyucu uygulanacaksa, taşın nefes almasına izin veren ve yüzeyde film oluşturmayan ürünler seçilmelidir. Taşın gözeneklerini tamamen kapatan ürünler, içerideki nemin dışarı çıkmasını engelleyerek yüzey altında birikime ve zamanla dökülmelere yol açabilir. Tarihî yapılarda koruyucu kullanımı, mutlaka uzman değerlendirmesiyle kararlaştırılmalıdır.
Zeminde kullanım:
Küfekinin yumuşak yapısı, yoğun yaya trafiği alan dış zeminlerde hızlı aşınmaya yol açabilir. Dış mekânda bu taş, daha çok duvar, cephe, söve ve dekoratif elemanlarda tercih edilir.
Koruma listesi:
- Yatay yüzeylerde eğim ve su kesici oluk
- Duvar diplerinde drenaj ve nem kesici önlemler
- Taşa göre yumuşak ve nefes alabilen harç
- Nefes alan, film oluşturmayan koruyucu
- Asitsiz ve yumuşak temizlik yöntemleri
Küfeki, açık havada bilinçli bir koruma yaklaşımıyla uzun yıllar yapının bir parçası olarak kalabilir. Suyun yolunu yöneten, taşa uygun harç seçen ve yüzeyi nazikçe temizleyen bir yaklaşım, bu tarihî taşın karakterini gelecek kuşaklara taşır.